kara

yüreğinin içinden doğan
ağzında büyüyen
sırılsıklam kahkahan olsaydım
sesini dilime dolayıp
kendimi kuşlarla yarıştırıyorum şimdi
konuşmaların akla zarar
yağmalıyorum kendimi
öl(mey)ene kadar..

ben en çok hareket düdüğü çalan trenin
herhangi bir vagonunda giderken
olmayacağının verdiği hüznü sevdim
etim ayrılmış kemiğimden
saçlarımda ellerin kokuyor
çıkıp gögsümden
intihar etmek istiyor yüreğim

caddelerden geçiyorum
sarhoşluğum senin yüzünden
dilimde yerini bulamadığım kelimeler
gözlerimden okunur pişmanlığım
ne çıkar bahtımızda ayrılık varsa yarın
sanma ki hikayesi şu titreyen dalların
düşen yaprakla biter
böyle bir kara sevda kara toprakla biter

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s