dem

Yüzünün astarını en çok ben bilirim
saklandığında yerini ben

aynalardan…

bir ben bilirim kadehindeki dostluk şerbetinin tadını
bir ben sarhoş olurum sorgusuz, sualsiz o kokuyla

izin ver kurtarayım seni bu kör boşluktan
izin ver susalım uzun uzun ama sen ‘yalnız’ susma

Tut ki bir deniz var önünde
arkanda bir yokluk.
‘Bir’ demek bile imadır ona, hiçlik…
ve başkasının elinde bölük pörçük olmuş hayallerin

Tut ki havada umut, nefes, tazelik
ve yel seni bekleyen
Derinde cevher, derinde tuz
derinde yara
ve ben şimdi bir yelken veriyorum sana

bakmadan ardına,
yürümen gereken
Dem bu dem!

03.02.2011
23:02

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s