ev-is

Bırakmadan önce hayatı bana sarıl. Birilerine açıklamak zorunda hissettiğin ne varsa boşver. sus yada susma demiyorum bak, sadece boş ver. Kahkahaların acıyla birleşmesini başımı bacaklarına koyduğumda anlardım en çok. Geç gelen rakının, nota atlayan mızrabın, baharatı eksik kalmış mezelerin tadını daha sonra nerede buldun? Sıkıca sarıldığımız ceketlerimizin içinde bile terk edilirdi ısınmalarımız.

Yalnız olan bedenlerimiz dedik, dedik de ne oldu? Ruhumuzu köşe başlarında sevişmeye zorlarken neyi ispatlamaya çalışıyorduk? Düşün biraz. Sancılı geçer kelime doğurmaların ya derin derin nefes al önce gözlerini de sımsıkı yum. Saatlere sığınmadan ve mazeret göstermeden adımla yolları bu sefer ne olur.

Tanrıya borcunu öderken fermuarı bozulmuş akşamlarda, herkesten temizdir kirliliğin. Boynunda bir hüzzam şarkı, bileklerinden asıyorum dengesi bozulmuş hayallerimizi. Görüyor musun? Bakamadığın her yerde yangınların, kollarında ölüyor yemini bozulmuş sabahlar.

Bahsettiğim kırkikindiler gerçek inan. Otobüslerin alıp götüren hüznü de. Yorgunum deme şimdi, yoruldum deme!

Sabah üstüme kusuyor, durup durup içleniyorum. Güneşi saklamış yine gök yüzün. Niye ağlıyorsun?

Çocukluğuna veriyorum. Yıkılmışlığının keşkelerini masalara bıraktığın soysuz gülüşlerine veriyorum. Bana hepsinden daha iyi bir yalan bul! Bul ki ikimizi de kandırabileyim. Geliyorsan gel, gelmiyorsan ben de gideyim.

syg.

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s