acele

ben senin kölen olayım kadınım
basbas bağıran bütün kaltakların huzurunda
libidomu çıkarıp şapkamın içine koydum,
telaşa gerek yok!
herkes bir gün geberecek,
aceleye gelmez aşk
benimki kromozomlara işlemiş teslimiyet

banyo kırıklarının arasından geçerken
en güzel şeydi kadın bacağı
ince narin ve buz rengi
öldürme ya da sevişme güdüsüyle süzülürken
levhanın işaret ettiği noktaya
noktalı bir virgülle ayrılmıştı erkek ve kadın
kendine dönerken yabani adam
kadının bacaklarını öptü
ve ayaklarına kapandı
telaşa gerek yok
her ayak, kapanılınca tanrısal mekandır
aceleye gelmez aşk
benimki üzümlü çikolata tadında ön sevişmeden çok öteyedir

atılan bir kahkaha ne kadar uzağa atılabilirdi
ve kahkaha ne derece gerizekalı bir kelimeydi
imla kılavuzunun üstüne işerken bir kaç peygamber adayı
anüsünden kalbi fırlamak üzere olan adamın
hop oturup hop kalkmasındaki hikmet
artık biliniyordu
aşk köleleğin bütün organellerle hesabını görmesiydi
telaşa gerek yok
ödenecek bedel kesinlikle görülecekti
sosyal bağlar jiletlenip
uçları etil alkole iliştirilecekti
aceleye gelmez aşk
benimki kalbimi kemiren kene misali….

esas duruştaki askeri gıdıklayan bir manyağın
mantıklı açıklamasıydı tesadüf
tesadüfen dilimi kaptırmıştım şiirlere
insan konuşamayınca aynalar daha gizemli
ve beyaz
kesinlikle böylesi daha güzel
sivilcenin zaferi ile yüzünden dökülen pudra
aşk tadında dilimin ucundaki bu tat,
telaşa gerek yok
sana taparken konuşmaya gerek yok
her ibadet sessiz yapılmalı
aceleye gelmez aşk
benimkisi ayaklarının altında…..

Advertisements